DİNİ PARÇA PARÇA ETMEK, BİRLİĞİ BOZMAK - 4
ALLAH BİZE MÜSLÜMAN ADINI VERDİ, (O FIRKAYA ŞU GRUBA DEĞİL) ALLAH’A ÇAĞIR , (ŞUNLARDANIM BUNLARDANIM DEĞİL) “BEN MÜSLÜMANLARDANIM” DE :
(İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden kimin sözü daha güzeldir? (Fussilet 44)
(Konuyla ilgili diğer ayetler açıklamalardan sonra sayfanın altındadır)
Mahmut Toptaş:
Günümüzde herkes kendi fikrine çağırıyor, kendisinin doğru olduğunu iddia ediyor, kabul etmeyenleri de zorla kabul ettirmeye çalışıyor. Böyle bir durumda biz ne yapalım? İnsanların dediklerine kulak verip, hangisinin haklı olduğunu araştırıp, birilerine mi tabi olalım? Yani Bizim gibi bir insanın peşinden mi gidelim?
İnsan, insanın peşinden gitmez. Allah (cc) her insanı ayrı ayrı yaratmıştır. Her insana ayrı ayrı özellikler ve güzellikler vermiştir. Herkes bu özelliklerini ve güzelliklerini bu dünya sahnesinde ortaya çıkarmak, madenini keşfetmek ve hakkın rızası için halkın istifadesine sunmakla görevlidir.
Madem ki; bizim dışımızdakiler, insanları ayrı bir yere davet ediyor, bizim de insanları bir yere davet etmemiz gerekiyor. Rabbim bu ayette onu bize haber veriyor.
"Allah'a çağırandan daha güzel sözlü kim vardır?"
İnsanlara; "gelin benim etrafımda toplanın, benim gölgemde hareket edin, benim sayemde yaşayın" (‘saye’ Farsça'dır. Gölge anlamına gelir) cümleleri hoş olmayan cümlelerdir. Çünkü yeryüzünde yaratılmış her şeyin gölgesi insana rahatlık verir. Ama 8-10 insanı yan yana dizip de onların gölgesinde gölgelenmek isteseniz rahat edemezsiniz. İnsanın gölgesinde rahat edemiyorsak, insanın fikrinin gölgesinde nasıl rahat ederiz.
İnsanı yaratan, insanın fikrini yaratan Allah'a (cc.) tabi olmaktan başka insana izzet ve şeref verecek herhangi bir hareket yoktur. Biz insanları hiçbir insana davet etmeyiz Allah'a davet ediyoruz.
Allah'a davet edeceğiz ama, kendimiz de o daveti yerine getireceğiz. "Ve amile Salihan" bunu ifade eder.
Güzel işlerin ölçüsü, Allah'ın kitabında, Rasûlü'nün örnek hayatında bize bildirilmiştir. Ona uygun bir hayat yaşarsak, hem Allah'a davet etmiş oluruz, hem de davet ettiğimiz şeyi fiilen yapmış oluruz. "Ben Müslümanım" diyerek sözlerin en güzelini söyliyeceğiz.
…Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "müslümanlar" adını verdi… (Hac 78)
Ali Küçük:
Ey müslümanlar, madem ki Rabbiniz daha önce de, şimdi de size müslüman ismini verdi, öyleyse adınız sadece müslüman olsun. Çünkü bu ismi size Allah verdi. Bu ismin dışında kendinize başka şeref aramayın. Sizi müslüman diye çağırsınlar ve siz müslüman olarak ölün. Adımız müslüman. Bütün insanlığın imamı, imamımız İbrahim (as), dinimiz İbrahim (as)’ın dini İslâm’dır. Kendimize bunun dışında ne bir din ararız, ne bir şeref ararız, ne de bir isim peşine düşeriz.
Böylece şu son peygamber size şahit olsun diye ki bu dini o getirdi, bu kitabı o getirdi. Sizi İbrahim (as)’a nispet ettiren o Resul size şahittir. Sizler de tüm insanlığa şahitler olasınız diye Rabbiniz size müslüman ismini vermiş, sizi şereflerin en yücesiyle şereflendirmiştir.
……
Şimdi biz insanlara şahitler olmak zorundayız. Peki nasıl şahit olunur insanlara? Bunun yolu, bütün insanlara bu dini götürür, Kur’an âyetlerini bütün insanlara ulaştırır, dünya üzerinde Allah’tan ve Onun âyetlerinden, cennetten, cehennemden haberdar edilmedik bir tek insan kalmayacak biçimde herkesi haberdar edebilirsek işte o zaman biz insanlara şahitlik görevimizi yapmışız demektir. Tıpkı Resulullahın bu ümmet üzerine şahitlik yaptığı gibi.
Öyleyse gelin ey müslümanlar, öyle güzel bir Müslümanlık yaşayalım ki tüm dünya insanlığı güzeli bizde görsün, kulluğu bizde görsün ve dirilsin. Öyle güzel tebliğ edelim ki Allah’ın dinini yeryüzünde benim bundan haberim yoktu diyen bir tek insan kalmasın.
Konuyla ilgili diğer ayetler:
Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti, Yakub da: Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz (dedi). (Bakara 132)
Resulüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz. (Al-i İmran 64)
Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin. (Al-i İmran 102)
O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim. (En’am 163)
"Eğer yüz çeviriyorsanız, zaten ben sizden bir ücret istemedim. Benim ecrim Allah'tan başkasına ait değildir ve bana müslümanlardan olmam emrolundu." (Yunus 72)
"Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat!" (Yusuf 101)
(De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam " emredildi. (Neml 92)
Bana müslümanların ilki olmam emrolundu. (Zümer 12)
Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım. (Ahkaf 15)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder